Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -2- Devam

Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -2- Devam
Ilık esen Akdeniz rüzgarları ve biramız eşliğinde Galip bana eşiyle bir zamanlar yaşadıkları deneyimleri anlatırken ben hikaye dinleyen bir çocuk uysallığında onu dinliyor, hiç bölmüyordum. Saat neredeyse gece yarısı olmak üzereydi. Son bir haftamızı burada geçirmiştik. Gökçe, ben ve Galip… Beraber çok şey paylaşmış, çok farklı şeyler deneyimlemiştik. Neredeyse her saat dolu dolu geçiyordu. Zevk, tutku, huzur… Hepsi vardı bu güzel tatilde. Şu an ise bu deli dolu çiftin, bu harika insanların ilişkilerine çok yakından bakma fırsatına erişmiştim. Galip anlatmaya devam etti başlarından geçenleri, bölmeden ve soru sormadan dinledim.

Galip;

O gece bana rüyasını anlatıp ağzıyla bir güzel beni boşalttıktan sonra beni öylece bırakıp gitmişti. Odada bir şeyler yapıyor, tahminimce su içiyor, telefonuna bakıyordu. Ben ise boşalmam bitmiş ama kasılmalarım devam eder halde orada öylece yatıyordum. Ne yapmam gerektiğini düşündüm; rüyayı sorup hakkında konuşmalı mı yoksa böylece bırakıp devam mı etmeliydim? Aklımda bu düşünceler savaş verirken yatağın üzerinde Gökçe’nin ağırlığını hissettim. Yanıma uzanmıştı. Bir eli karnımda geziniyordu. Tırnakları derimi hafifçe çiziyor, gezdiği her noktayı sanki tekrar ve tekrar keşfediyordu. O sırada kulağıma gelen seslerden onun kendini yanımda yatarken tatmin ettiğini anladım. Yine klitorisini uyarıyor, parmaklarıyla sertçe kendini tatmin ediyordu. Bazen kendini kaptırıp inliyor, bazen tırnaklarını derime iyice geçirip sıkıyordu. Bir süre sonra yatakta doğruldu ve ağzımı artık iyice acıtmaya başlayan ağız topunu bir çırpıda çıkartıverdi. Vajinasını ağzıma denk getirdi ve oturdu. Ben tek kelime edemeden hatta rahat nefes almaya bile vakit bulamadan ona oral seks yaparken buldum kendimi. Ağzımın üzerine oturmuş yavaşça sallanıyordu.Bir elini başımın altına koymuş ve beni dolayısıyla ağzımı vajinasına iyice bastırıyordu.

-Karına oral seks yapmayı çok mu seviyorsun?

Evet anlamında başımı aşağı yukarı oynattım, dilim vajinasının içindeydi.

-Karını çok mu seviyorsun?

Tekrar evet anlamında başımı salladım. Ben her hareket ettiğimde dilim farklı noktalarına temas ediyor, daha çok zevk alıyordu. İnlemeleri arasında bana cevabı ‘evet’ olan sorular sormaya başladı. Her defasında ben başımı daha güçlü hareket ettiriyorum ve o her defasında tekrar soruyordu. Hoş bir oyun bulmuştuk anlaşılan.

-Karının sana oral seks yapması seni çok mu iyi hissettiriyor?

Devam ediyordum başımı hareket ettirmeye, eli ile başıma yaptığı baskıyı arttırmıştı.

-Karının her deliği sana ayrı zevk veriyor değil mi? Karını doggy pozisyonunda becerirken kıçına şaplak atmayı çok seviyorsun değil mi?

Her soruya evetti zaten cevabım. Orada mest olmuş, kendimden geçmiş bir şekilde onu yalamaya devam ediyordum.

-Sana bir rüyamı daha anlatayım mı peki kocacığım? Bu da içimde kalsın istemem, senden bir şey saklamak istemem.

Düşünmeden başımı evet anlamında hareket ettirdim. İstediğimi düşünmemiştim o an aslında, güdüsel olarak kabul ettim. Yolun sonu nereye gidecek çok merak ediyordum. Hem korkuyor, hem rahatsız oluyor, hemde yolun sonuna yürümeyi istiyordum.

İnlemeleri arasında, nefes nefeseyken bana rüyasını anlatmaya koyuldu. Aklımda kaldığı kadarını şöyle bir şeydi;

-Geçen aydı galiba. Hani tv karşısında seviştik ya, o gece uyuduğumda gördüm. Yine seninle sitenin otoparkında, arabanın içinde oynaşıyorduk. Sen bana oral yapmayı teklif ediyordun. Bende vajinal yapalım deyip arka koltuğa geçiyordum. Beni orada ön koltukların arasına eğip vajinamın dudaklarını yalıyordun. Çok zevk alıyordum. Sonra kucağına oturuyordum ama yanlışlıkla kıçıma giriveriyordun. Hiç bozmadan sertçe kucağında hoplamaya başlıyordum.

Evet anal yapmayı, arabada seks yapmayı seviyordum ama beklediğim rüya bu değildi. Ne yalan söyleyeyim hayal kırıklığına uğramış hissettim. Ben başka erkekleri duymak istiyordum galiba. O sırada Gökçe elini penisime uzatmış kontrol ediyordu. Sertliğim azalmıştı…

-Sen beni kıçımdan becerirken ben zevkle inliyordum. Sonra birden kucağından indim. Bu sefer yüzümü sana dönüp penisini vajinama soktum. Ben sertçe hoplamaya çalışırken sen göğüslerimi yalıyordun…

Evet hoş bir rüyaydı ama tatmin etmiyordu beni o an. Oral seksten bunalmış gibi hissettim kendimi. Rahat nefes alamadığım için biraz modum düşmüştü. Gökçe farkındaydı. Hızlı bir hareketle 69 pozisyonuna geçti. Vajinasını yine ağzıma iyice yapıştırıp oral yapmam için beni zorladı. Dilimle, dudaklarımla klitorisini, vajinasının içini sürekli yalıyor, emiyor, hafifçe ısırıyordum. Klitorisi iyice sertleşmişti. Ama benim sertliğim neredeyse bitecekti. Gökçe’nin nefesini nemli penisimde, kasıklarımda hissediyordum. O ellerini baldırımda gezdirirken rüyasını anlatmaya devam etti.

-Daha rahat edebilmek için arabanın arka kapısını açtın ve dışarı çıktın sonra. Oralar tam net değil kafamda, uzun zaman geçti sonuçta rüyayı gördüğümden bu yana ama bir şekilde ben yine doggy pozisyonunda koltukta uzanırken sen arabadan taşan kalçalarımı kavrayıp içime girdiğini hatırlıyorum. Ben her ne kadar ‘birileri görür!’ desemde beni dinlemedin. Hızlıca içime giriyordun. Bazen penisini çıkartıp diğer deliğe giriyor ve öyle devam ediyordun. O sırada arabanın diğer kapısı açıldı birden. Şu üst kat komşumuz altı çıplak bir şekilde gelip koltuğa oturdu. Penisi önümde sallanıyordu.

Bu sözler beni tekrar hızlandırdı. Penisime hücum eden kanı hisseder gibi oldum, sertliğimi hızlıca geri kazanıyordum. Gökçe belki de kafasından uydurduğu rüyada neye tepki verdiğimi ölçüyor ve beni tahrik ediyordu. Kasıklarımda gezen ellerinin yarattığı his artık tekrar baştan çıkartıcı olmaya başlamıştı.

-Ben ne yapacağımı bilemedim ama sen kafamı tutup o adamın penisine doğru yaklaştırdın. Yanağımı yumurtalıklarına denk getirmiştin. Dilimi çıkarıp hafifçe yalamaya başladım.

Bunları anlatırken ben vajinasına son gücümle adeta saldırıyordum. O da eliyle penisimi kavramış ve hafifçe sıvazlıyordu bile… Sesi iyice kısılmıştı zaten, inlemeleri artmıştı, boşalmak üzereydi…

-Ben…. Ben adamı yalarken sen arkamdan giriyordun…… Adam saçlarımı tuttu ve kafamı kaldırdı. Kendi penisine…….. Tükürdü ve…. Türkürdü ve beni ağzıma almam için…. Ağzıma…. Ohhhh. Boşalıyoruuum….

Nihayet sesi kesildi ve boşalmaya, sarsılmaya başladı. Beni bacaklarının arasına iyice kıstırmıştı. Boşalırken eli sıvazlamayı kesmişti ama bende birden boşalmaya başlayınca spermlerim boşlukta süzüldü. Eşim tekrar kontrolü almak için ağzını yaklaştırdı ama hepsine yetişemedi… İkimizde boşalmıştık; en sevdiğim! Aradan bir kaç on saniye geçtikten sonra eşim ağzından penisimi çıkartıp üzerimden kalktı. Göz bandını söktüğünde loş ışığa gözlerim hemen alışmıştı. Gözlerini bana dikmiş gülümsüyordu ve yüzü sperm içinde kalmıştı. O an biraz utanır gibi oldum.

-Bak ne yaptın karının yüzüne!

deyip gülümsemesi henüz suratındayken, kendini temizleme zahmetine girmeden ellerimi ve ayaklarımı çözme işine koyuldu. İpler serbest kaldığında iyice gerindim, her yerim ağrımıştı. O kadar çok kasılmıştım ki bedenime hükmedemiyordum. Eşim beni çözdükten sonra banyoya gitti. Döndüğünde yüzü temizlenmişti. Üstüne ince bir gecelik geçirip yanıma uzandı. Çıplak bedenlerimiz iyice yakındı.

-Hep böyle arsız rüyalar mı görüyorsun bir tanem?

Yüzünde utangaç bir gülümseme yayıldı, uzanıp beni öptü ve ben düşüncelerimin arasında boğuşurken göğsüme yatıp uyuya kaldı…

Bu sevişmemizin üzerinden henüz bir hafta geçmişken yorucu bir günün ardından gidip Gökçe’yi iş yerinden aldım. O gün son iş günüydü. Gökçe grafik tasarım işleriyle uğraşıyordu, firma küçülme sebebiyle çıkışını vermiş. Ama onun canı sıkkın değildi. Arabaya bindikten sonra bana sarılıp öptü.

-Hiç üzgün değilsin?
-Niye üzüleyim? Freelance çalışarak daha fazla bile kazanabilirim. Bağlantılarım var. Hem bak sana ne diyeceğim tazminatımla güzel bir tatil yapamaz mıyız? Yunan adaları olabilir misal ya da güzel bir Karadeniz turu?
-Eee yazlık var ya.
-Oradan sıkıldım…

Konuşa konuşa trafikte ilerledik ve nihayet evimize geldiğimizde keyfimiz gayet yerindeydi. Yavaş adımlarla, birbirimize sarılmış şekilde apartmana girdik. Asansör gelmek üzereyken bina kapısı tekrar açıldı ve üst kat komşumuz beklediğimiz noktaya gelip selam verdi. Tüm tüylerim diken diken olmuştu. Karım selam veren komşumuza çok hoş bir şekilde gülümseyerek ve halini sorarak karşılık verdi. Nihayet asansör geldiğinde üçümüz beraber bindik ve adam bizden uzakta durmaya dikkat ederek laflamaya devam etti eşimle beraber. Ben konuşulanları duyuyorum ama tepki veremiyordum. Artık konuşma bitmişti ve bizim oturduğumuz kata gelmiştik. Asansör kapısı açıldı ve tam çıkarken Gökçe;

-Kaç yıldır komşuyuz, bir akşam yemeğine bekleriz artık.
-Çok güzel söylediniz Gökçe Hanım. Hatta şöyle mi yapsak, siz bana gelseniz? Aşçılık eğitimi almaya başladım ve bir kaç denek ihtiyacım var.

Bu sözler karşısında ben zoraki bir şekilde gülümserken karım gayet şuh bir kahkaha attı.

-Seve seve…

Nihayet eve girdiğimizde aklımdan onlarca düşünce geçmeye başlıyordu. Eşimin birisiyle flörtleşmesine mi tanık olmuştum az önce? Hemde rüyalarına giren bir erkekle? Hemde komşumuz olan bir erkekle? Eşim artık evde yalnız başına oturacaktı ve ya ben evde olmadığım sırada… Biraz ürpermiştim. Fantezi olarak anlatılan rüyalar, başka erkekler belki zevk verebilirdi ama bu işin başka boyutuydu ve ben bu sefer tahrik falan olmamıştım. Eşime pek yansıtmadan o geceyi bir şekilde geçirdim.

Komşu muhabbeti kapanmıştı o günden sonra ve biz tatilimizi küçük bir Ege kasabasında 4 gün olarak değerlendirecektik. Yol hazırlıkları bitti ve biz yola çıktık. Hava daha yaza yeni dönüyordu ama eşim üst düğmeleri açık, incecik bir gömlek ve beyaz keten bir şortla yetinmişti. Yazlık bahçesinde bile böyle giyinmezdi daha önceleri. Kadınlığının belki farkına varıyordu. Beni pek rahatsız etmiyor, tersine böyle giyinmeye başlaması az biraz heyecanlandırıyordu.

Yol boyunca şarkı söyleyip muhabbet ettik. Nihayet yorulduğumuzda park yeri gurbetçi arabalarıyla dolu bir benzinlikte durduk. Türkçe ve diğer dillerin karşımı bağırışlarla dolu çocuk parkını geçip içeri girdik, tuvaletlere yönelmeden önce hediyelik eşyaların olduğu yerde eşim takılı kaldığı için onu bekledim. Gökçe eline aldığı saçma bir anahtarlığı düşürdü ve eğilip almak zorunda kaldı. O sırada keten şortunun içinden koyu pembe bir iç çamaşırının üst kısmı gözüktü. Bu yetmezmiş gibi pembe renkli çamaşır şortun altından belli oluyordu, tahminimce string giymişti çünkü pembelik kalçalarının arasında kayboluyor gibiydi. İçerisinin yoğun ışığı her şeyi daha belirgin yapıyordu. Sertleşmek üzere olduğumu hissettim. Eşim demek artık bu tür çamaşırları görüneceğini bilerek rahatça giyip dışarı çıkabiliyordu. Bu yol tehlikeli miydi yoksa ben mi abartıyordum? Tüm bu düşünceler aklımdan geçerken gözüm diğer raftan kuruyemiş alan esmer, iri kıyım adama takıldı. Standart gurbetçiydi ve gözleri eşimin kıçındaydı. Ne düşüneceğimi bilemiyordum ki Gökçe nihayet anahtarlığı alıp doğrulmuştu bile. Adam ise gözlerini eşimden almıyordu. Uzun ve süt beyazı bacakları, hoş kalçaları olan bu kadından kim gözünü alabilir ki? Çok düşünmeden aklıma gelen ilk şeyi yaptım ve elimde inceler gibi yaptığım diğer anahtarlığı bilerek düşürdüm ve derin bir ‘off’ çektim. Gökçe ‘sakar adam seni’ deyip tekrar eğildi anahtarlığı almaya. Adam eli cebinde, muhtemelen kendini sıvazlarken eşimi izliyordu. Bunu yaparken adam hiç çekinmiyordu. İşin garibi bende sertleşmiştim. Hızlıca oradan eşimle ayrıldık anahtarlığı yerine koyunca. Tuvalete girince hiç vakit kaybetmeden pantolonumu indirdim ve mastürbasyon yapmaya başladım. Çok geçmeden boşaldım. Elimi yüzümü yıkarken, geri arabaya binerken aklım eşimin çamaşırı ve dikkatleri çekmesindeydi.

Nihayet pahalı butik otelimize vardığımızda hızlıca duşlarımızı alıp yatağa ulaştık. Klimanın serinliğiyle yatakta bornozlarımızla uyuyakalmıştık. Kalktığımızda saat çoktan akşam olmuştu ve biraz sırnaştıktan sonra üstümüzü giyinip yiyecek bir şeyler bulmak umuduyla resepsiyona gittik. Esmer, yapılı bir resepsiyonist güler yüzle bize yardımcı olmak için otel restoranına kadar eşlik etti. Yemeklerimizi yedikten sonra havuzun başında biraz vakit geçirip odamıza çekildik. Ben sadece şortla yatacaktım. Şortumu giyip yatağa geçtim.

Eşim üstüne ince bir gecelik geçirmiş saçlarını örüyordu oturduğu makyaj aynasının karşısında. Gözlerim kalçalarına takıldı. İnce kumaşın içinden nasıl güzel gözüküyordu! Yataktan kalkıp arkasına dikildim ve ellerimi geceliğinin içine sokarak göğüslerini okşamaya başladım. Karım başını karnıma yaslayıp kendisini bana bıraktı. Boşta kalan elimle şortumu ve iç çamaşırımı birlikte indirdim ve ayaklarımdan geçirip kurtuldum. Hiç konuşmadan yeni sertleşmiş penisimi alıp ağzına doğru götürdüm. Eşim hiç karşı çıkmadan, tek kelime etmeden penisimi ağzına alıp emmeye başladı. O ağzının içine penisimi aldıkça ben başını tutarak kendime bastırıyordum. Penisimin iyice ıslandığına karar verdiğimde omuzlarından tutup Gökçe’yi ayağa kaldırdım. Sırtını bana döndürüp makyaj aynasına eğdim ve geceliğini yukarı kaldırıp ıslak penisimi bir hamlede vajinasına sokuverdim. Yine içinde string külot olduğu için çıkarmakla vakit kaybetmemiş ve ipi kenara çekmekle yetinmiştim. Odada inlemelerimiz kısa bir süre yankılandı. Bir elim kalçalarında, bir elim omuzundaydı. Her içine girdiğimde çarpışan tenlerimizin o şehvet dolu sesi inlemelerimize eşlik etmeye başladı. Ben sarsılarak boşalırken o hala kendini ileri geri sallayarak bu seksin sonlanmaması için uğraşıyordu. Doymamıştı. Boşalmam bittiğinde hızlıca banyoya gitti ve temizlendi. Geri döndüğünde tamamen çıplaktı, beni iterek yatağa attı ve üstüme çıktı. Penisim sertliğini korumakta zorlanıyordu. O ise ısrarla tükürerek ıslattığı eliyle penisimi sıvazlıyor ve biran önce üstüme çıkmak için uğraşıyordu. Bu sırada kah dudaklarımdan öpüyor, kah diğer eliyle belimden kavrayıp beni kendine çekiyordu.

-Tekrar sertleşmen lazım aşkım. Ben daha olmadım.
-Uğraşıyorum aşkım ama yorgunluk…
-Modumu kaybetmek istemiyorum. Lütfen bebeğim, sertleş ve gir içime. Doldur içimi, seni istiyorum. Yaşlandın mı yoksa?
-…
-Şu resepsiyondaki çocuk gibiydin ilk tanıştığımızda, şimdi bence yaşlanmaya başlamışsın.
-…

Azıcık sertleşen penisimi hemen vajinasına soktu, biraz zorlansa bile artık üstüme çıkmıştı işte. Her an içinden çıkabileceğimi bildiği için vajinasını bana yapıştırmış ve sadece dairesel hareketler yapıyordu üstümde.

-Esk**en olsa çok ses yapıyoruz diye otelden kovulurduk. Yaşlandın mı, yoksa çok mu yorgunsun?
-Sadece yorgunum, devam et ama, bitirme.
-İstersen şimdi bırakalım sabah denizden gelince tekrar deneyelim. Yanıma bikini aldım belki beni görünce tahrik olursun ve harika bir seks yaparız, ne dersin?

Bikini lafını duyunca tekrar beynime kan gitmeye başlamıştı. Gökçe bikini giymezdi normalde. Genelde her yeri kapalı, şort mayoları bile giyerken çekindiğini söylemişti bir keresinde. Ama artık bikini giyecekti ve sahilde herkes onu görebilecekti.

-Kıskanmazsın değil mi aşkım bikiniden dolayı.
-Yok aşkım… Sen devam et sertleşeceğim, biraz daha sert hareket et üstümde.
-Kırmızı, hoş bir bikini aldım. Biraz küçük gibi geldi ama bakarsın, beğenmezsen giymem.
-Devam et karıcığım, sertleşmek üzereyim. Nereden çıktı bikini konusu şimdi…
-Bilmem. Kıskanırsın başka erkeklerden diye aklıma gelmişken paylaşmak istedim.

Aklımda o bedenine küçük gelen kırmızı bikinisi ile sahilde yürürken erkeklerin ona bakması canlanmıştı. Hem şu resepsiyonist çocuk vardı birde. Karım havuzdayken kesin izlerdi onu. Hatta belki yağ sürmek isterdi…

-Ooo, sertleşmiş benim kocam.
-Devam et Gökçe.
-Bikini şimdiden tahrik etti anlaşılan, olmadı giymeyeyim onu. Başkaları tahrik olup sertleşirse kızarsın sonra bana.

Tek kelime etmeden kalçalarından tutup kendime alan yarattım ve o hala üstümdeyken ben içine girip çıkmaya başladım. Ne kadar süre bunu yaptık bilmiyorum ama Gökçe haykırarak vajinal orgazma ulaştığında ben daha boşalmaya yaklaşmamıştım bile.

Gökçe azıcık dinlenip nefesini düzene koyduktan sonra parmaklarını ıslatıp kıçını ıslatmaya başladı. Hem bunu yapıyor hem boynumu öpüyordu. En sonunda kendini hazır hissetti ve davetkar bir şekilde ayağa kalkıp elimden tutup beni de kaldırdı. Yüzü cama dönük şekilde arkasını döndü ve kalçalarını elleriyle yanaklarından tutup iyice ayırdı. İkimizde ayaktaydık, henüz genişlememiş ama ıslak kıç deliği önümdeydi. Penisimin başını yerleştirip hafifçe içeri girdim. İçerisi çok dardı ve bu her zaman olduğu gibi hoşuma gidiyordu. Belinden tutup içinde gidip gelmeye başladım. Gecenin karanlığında ben kıçının içine boşalırken aklımda sadece bir şey vardı; kırmızı bikinisiyle havuz başında uzanmış eşime yağ süren resepsiyonist çocuk.