Yakın Arkadaş Zara Bölüm 2

Yakın Arkadaş Zara Bölüm 2
İlk maceradan sonra, bir arkadaşın yazlık evini ayarlayabildim. Kışın ortasında yazlık mekanlarda kimse de olmaz, o yüzden rahatça işimizi, sesli sesli görebilirdik.

Zara’yı ikna etmek için yemek bahanesiyle dışarı davet ettim. Ne yapmasını gerektiğini iyi biliyordu. Beni çıldırtacak bir hareket yapmış ve ikna olmakta zorlanmayacağını göstermişti: siyah ince külotlu çorap ve siyah kısa şortuyla karşıma çıkmıştı. Yalan olmasın, üst tarafta ne var pek dikkat etmedim.

İnce siyah çorapların ayrı bir çekiciliği vardır, özellikle güzel bacaklarda. Ellerim arabada yemeğe giderken bacaklarında gezdi. Isındıktan sonra daha da güzel hissettim pürüzsüz bacaklarını. Dizlerinden başlayıp, bacaklarının içlerine doğru okşadım, bazen yukarı doğru çıkıp sıcaklığın arttığını hissettim, bazen serin bacaklarında dolaştım.

Yemek sırasında masada karşımdaydı. Göremesem de bacaklar aklımdaydı. Biraz ima ettim, yakıştığını söyledim. Kısa bir süre sonra ayağı bacağıma çarptı. Masada bacaklarımı uzatma gibi kötü bir adetim olduğunu biliyordu, kibarca özür dileyip biraz geri çeksem de yine onları buldu ve bacaklarını bacaklarıma sürtmeye başladı. Ben de dayanamayıp hızlıca konuya girdim. Eğer isterse hemen, yemeği falan düşünmeden yarım saat içinde yazlıkta olabileceğimizi söyledim.

Önce hayır diyecek gibi oldu, ama gözlerimdeki azgınlığı görünce vazgeçti diye düşünüyorum. Kabul etti ama yemek yemeden de kalkmak istemedi. Ben bir çırpıda tavuğu yok etmiş olsam da, o biraz ağırdan aldı. Oyun başlıyordu; beni iyice çıldırtıp canını acıtarak becermemi istiyordu…

Yüklü bir bahşişle kalkıp arabaya yöneldik. Kuru kışın rahatlığıyla hızlıca yol aldım ve yazlığa geldik. Hızlıca elektrikli sobayı yakıp odayı ısıtmaya başladım, çünkü içerisi buz gibiydi. Aynı şekilde yatak yorgan ne varsa buz gibiydi.

Onlar ısınırken biz de ısınmaya başladık. Birbirimize sarılıp dudaklarımızın tadına, boğazlarımızın derinliğine baktık. Ellerim bacaklarında, dolgun poposunda ve göğüslerinde geziyordu. Ne yapacağını şaşırmış çocuk gibi her yerine saldırıyordum. Acele etmememi söyledi ve yavaşça yatağa uzandı. Yanına uçtum hemen. Hızlıca üste çıktı ve saçlarını üzerime düşürerek uzun uzun öptü dudaklarımı, boynumu ve yüzümü. Ben de yarı domalmış Zara’nın poposuyla ve bacaklarıyla ilgilendim. Çorapları henüz çıkarmamştı ve o müthiş pürüzsüzlük hissi devam ediyordu!

Bir hamleyle onu aşağı çektim ve üst kısmını soymayı başardım. Boynuna, omuzlarına ve göğüslerine yöneldim. Dik ve şekilli göğüsleri vardı, sırt üstü uzanınca daha da güzelleşmişler, elle bizi diyorlardı. Birini okşarken diğerinin tadına baktım, sonra diğerinin. Ufaklık iyice pantolonu zorlamaya başlamıştı. Zara boş durmadı ve ulaşmaya çalıştı. Bunu görünce yan 69 pozisyonuna doğru yöneldim, şortunu ve çorabını sıyırıp amının tadına baktım. O da ufaklığı çıkartıp serinletmeye başladı. Bir süre o tuzlu ve ekşi tadın ağzımda bıraktığı zevkle dilimi daha içeri sokmaya çalıştım. Daha fazla dayanamayıp misyoner pozisyonuna yöneldik. Ayaklarıyla pantolonumu ve boxer’ı aşağı doğru hızlıca çıkarmaya çalışıyordu. Anlaşılan acilen içeri girmem gerekiyordu.

Birkaç saniye sonra içerdeydim ve bir süre öyle kaldım. Bu anın tadını çıkarıyordum. Beni iyice saran Zara’nın içine girip çıkarken deliğini iyice hissediyordum. O da iştahla sesler çıkartıyordu. Biraz git gelden sonra bacaklarını yukarı doğru alıp biraz daha derine gitmeye çalıştım. İşin eğlenceli kısmı burasıydı, gözleri yukarı kaymış inliyordu. Boşalması için iyice içine girmemi istedi, bir eliyle klitorisiyle oynarken ben az az girip çıkıyordum ki sertliğimi kaybetmeyeyim diyordum. Bir süre sonra hissedeceğimi söyledi ve amının derinliklerindeki kasılmaları ve onun boşalmasını hissettim. Kurumadan hemen sen de gel dedi ve kulağıma azdırıcı her türlü şeyi söyledi. Bir kadından duymak isteyeceğiniz her şeyi; “erkeğim, sik beni, boşal içime, hadi, oh oh oh” derken benim gözümde yıldızlar çakmaya başladı. Yarım dakika sonra üzerine yığılıp kaldım. Biraz öyle bekleyip nefes aldık. Sonra yan yana uzandık.

Bir süre havadan sundan konuştuk. Yarım saat sonra ellerimiz boş durmadığı için gene ayaklandık. Bu sefer Zara’yı domalttım. En sevdiğim bu pozisyonda zevkle içine girdim. Belinden aşağı doğru bastırıp iyice eğilmesini sağladım, sırtının güzelliğini, kalçalarını ve poposunu izledim. Ellerimle göğüslerini sıkıştırdım. Oradan dudaklarına götürdüm elimi, parmağımı deli gibi emmeye başladı. Amını sikerken elimi emiyordu. Ben de diğer elimle götünü yokluyordum. Zara’nın her deliğiyle oynuyordum. Daha fazla dayanamadım ve yine boşaldım.

Saat ilerlediği için temizlenip uykuya daldık. Uslu duralım diye iç çamaşırlarımızı giymiş olsak da, sabaha karşı bir misyoner pozisyonu daha attık. Ondan sonra kahvaltı ve geri dönüş yolu vardı. Elbette bu Zara’yla işimizin bittiği anlamına gelmiyordu, daha da devam edecektik…